Popüler Aramalar:
Malum olduğu üzere imamlardan birçoğu yağmurdan dolayı öğle ile ikindi namazını veya akşam ile yatsı namazını cem etmektedirler. Acaba bu uygulama sahih midir? Sahih ise şartları nelerdir?
4 ay önce cevaplandı
Fakihler yağmurdan dolayı namazları cem etme hususunda ihtilaf etmişlerdir.
1. Hanefîlere göre namazlar hazarda veya seferde asla cem edilmezler. Sadece Arafat’ta öğle ve ikindi namazını, Müzdelife’de ise akşam ve yatsı namazını birleştirirler. Çünkü onların yanında sabit olan, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bu iki yerin dışında asla namazları cem etmediğidir.
2. İmam Malik (rahimehullah)’a göre ise yağmur sebebiyle hazarda cem etmek caizdir. Ancak o, bunu geceye has kıldı. Ayrıca gece yağmur yağmasa bile çamurdan dolayı durum aynıdır. İmam Malik’in cem etmeyi sadece akşam ve yatsı namazına tahsis etmesinin delili Medine ehlinin uygulamasıdır. İbn Ömer (Radıyallahu Anhuma) yağmurlu havalarda emirlerin akşamla yatsı namazını cemetmesi üzerine o da onlara uyarak cem ederdi.[1]
3. İmam Şafii (rahimehullah) yağmurda cem etmenin caiz olduğu görüşündedir. Ancak ikindi namazı öğle vaktine, yatsı namazı da akşam namazı vaktine alınarak cem edilir. Yani namazı öne alma vardır, ancak tehir etme yoktur. Yani birinci namaz, ikinci namazın vaktinde kılınmak üzere tehir edilmez. Çünkü yağmurun ikinci namazın vaktinde kesilmesi ihtimali vardır ki bu durumda namaz, özür olmaksızın vaktinin dışına çıkarılmış olur.
Şafilere göre yağmurda namazları birleştirmenin caiz olabilmesi için namaza başlarken ve birinci namazın sonunda (selamında) yağmurun devam ediyor olması gerekir. Ayrıca Şafiilere göre çamur, rüzgar ve karanlıktan dolayı cem yapılmaz.
4. İmam Ahmed (rahimehullah) yağmur, kar, dolu, çamur, soğuk ve şiddetli rüzgar olduğunda akşam ile yatsı namazını birleştirmeyi caiz görmüştür. Öğle ile ikindi namazı ise birleştirilemez. Hanbelilerden El-Kadı ve Ebul Hattabî ise öğle ile ikindi namazının da birleştirilebileceği görüşündedir.
Tercih edilen görüş Şafilerde olduğu gibi yağmurdan dolayı öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birleştirmesinin caiz olmasıdır. Yani cem etme, Hanbeli ve Malikilerin kabul ettiği gibi sadece akşam ile yatsı namazı ile sınırlı değildir. Çünkü hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in öğle ile ikindiyi de birleştirdiği rivayet edilmiştir.
İkinci namazın birleştirilmesi için yağmurun devam etmesi şartı aranmaz. O anda yağmurun yağıyor olması yeterlidir. Gökyüzünde bulutun, yerde de suyun bulunması namazı cem etmek için yeterlidir. Abdurrezzak’ın Musannef’te rivayet ettiğine göre Ömer b. Hattab (Radıyallahu Anh) yağmurlu bir günde öğle ile ikindiyi cem etmiştir. Nafi’den gelen rivayette o şöyle demiştir:
“Valilerimiz yağmurlu gecede akşam namazını geciktirip yatsıyı şafak kaybolmadan önce erkenden kılarlardı. Abdullah bin Ömer (Radıyallahu Anhuma) onlarla beraber namaz kıldığı halde bunda bir sakınca görmezdi.”[2]
Dikkat edilirse rivayetlerde cem etme işi gece ya da gündüzün yağmurlu olmasına bağlanmıştır. Yoksa namaza başlarken havanın yağmurlu olmasına bağlanmamıştır. Bu husus geneldir, namaza başlarken yağmurun yağıyor olması şart değildir. Yağmurun çok yağmış olmasından dolayı o günün yağmurlu olarak adlandırılması yeterlidir. Namaz kılarken yağmur ara verse ve hava açsa da namazı cem etmek caizdir. Bu hüküm şu kaideye bağlıdır: Hükmün sebebi bulunursa ibadeti öne almak, hükmün şartına göre caizdir. İşte bundan dolayı Hanbeliler çamur, şiddetli soğuk ve rüzgar yüzünden cem etmeyi caiz görmüşlerdir.
Sonuç olarak tercih ettiğimiz görüş şudur: Yağmur, şiddetli soğuk ve çamur yüzünden öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı cem etmek caizdir. İki namazın birleştirilmesinde aranan şartlar ise şunlardır:
1. Cem etme, gündüzün iki namazı olan öğle ve ikindi ile gecenin iki namazı olan akşam ve yatsı arasında olmalıdır. İkindiyle akşamı, yatsı ile sabahı veya sabah ile öğle namazını birleştirmek caiz değildir.
2. Niyet etmek gerekir. Alimler niyetin yeri ve zamanında ihtilaf etmişlerdir. Maliki ve Hanbelilerin meşhur olan görüşlerine göre birinci namaza başlanırken niyet etmek vaciptir. Şafilere göre birinci namaza başlarken, namaz içerisinde veya birinci namazdan çıkınca niyet edilebilir. Şafilerin diğer görüşüne göre sadece birinci namazı bitirdikten sonra ve ikinci namaza başlamadan önce caizdir. Müzeni, İmam Şafi’den bunu nakletmiştir. İmam Nevevî (rahimehullah) “Bu görüş daha kuvvetlidir ve Müzeni (rahimehullah)’ın görüşü de budur” demiştir. İbni Teymiyye (rahimehullah) da bu görüşü tercih etmiştir.
3. Tertip. İmam Nevevî (rahimehullah) öne alınarak yapılan cem etmede önce birinci namazdan başlamanın şart olduğunu bildirmiştir. Çünkü vakit onun vaktidir, ikincisi ona tabîdir. Zira Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle cemetmiştir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Beni nasıl namaz kılıyor görüyorsanız o şekilde namaz kılın!” buyurmuştur. Öyleyse ikincisinden başlanırsa bu namaz sahih olmaz.
4. İki namazı peş peşe kılmak gerekir. Çok az bir ara vermek mümkündür. Çünkü cem etmenin manası, namazların yakınlaştırılması ve arka arkaya olmasıdır. Aralarına uzun bir fasıla girerse maksad hasıl olmaz. Farkın kısa veya uzun oluşu örfe yöneliktir. İki namaz arasında abdeste ihtiyaç duyulursa cem bozulmaz.
Şeyhulislam İbn-i Teymiyye (rahimehullah) namazların peş peşe kılınmasının şart olmadığını belirterek şöyle demiştir:
“İster öne alınarak cem etmede isterse de tehir ederek cem etmede namazların peş peşe kılınması şartı yoktur. Çünkü bu konuda şeriatın bir sınırı yoktur. Bunu gözetlemekle ruhsatın maksadı kaybedilmiş olur.”[3]
[1] Muvatta, 205, 331.
[2] İbn-i Ebi Şeybe, Musannef
[3] Cevap Veren: Ebu Usame eş-Şâmî
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap18 görüntülenme
15 görüntülenme
14 görüntülenme
12 görüntülenme
11 görüntülenme