Popüler Aramalar:
Sizden öncelikle peçe hakkında açıklama yapmanızı, imamların ve âlimlerin bu konu hakkındaki ihtilafını açıklığa kavuşturmanızı rica ediyorum. Daha sonra şu durum hakkında fetva vermenizi rica ediyorum:
Ben evliyim. Annem, babam ve kardeşlerimle aynı evde yaşıyorum. Bir arkadaşım peçenin farz olduğunu söyledi. Eşim evde ev işleri ile uğraşıyor, yemek yapıyor, bulaşık yıkıyor… Annem hasta olduğu için bu işleri yapamıyor. Evde erkek kardeşlerim oluyor ve eşimin evde peçeyle durması kendisine meşakkat veriyor. Bunun şeran bir özrü, çaresi var mı?
Kız kardeşim de okulda okuyor. Devletin emniyet güçleri (okul müdiresinin sözüne göre) sözlü olarak bir karar almışlar ve ne olursa olsun hiç kimseyi okula peçeyle almayacaklarmış. Okul müdiresi kardeşimin peçeyi çıkarmayı reddettiğine dair bir yazı gönderdi. Emniyet güçleri evimize geldi ve kız kardeşimin peçeyle okula giremeyeceğini söylediler. Kardeşim de okulu bırakmayı tercih etti. Bu uygulama bizzat Ezher’de ve Ezher şeyhinin bilgisi dâhilinde olmaktadır. Mücahid âlimlerden hiç kimse Ezher şeyhine cevap vermedi. Bunun sebebi nedir?
6 ay önce cevaplandı
: Âlimler, yabancı erkeklerin yanında kadının yüzünü ve ellerini kapatmasının gerekliliği konusunda ihtilaf etmişlerdir. İmam Ahmed’in ve İmam Şafi’nin sahih olan görüşüne göre kadının yabancı erkekler yanında yüzünü ve ellerini kapatması vaciptir. Çünkü yüz ve eller bakma açısından mahremdir.
Ebu Hanife ve İmam Malik’e göre ise ellerini ve yüzünü kapatması vacip değildir. Fakat Hanefi ve Malikî alimleri fitnelerin çoğaldığı zamanlarda ve fitneye sebebiyet veren durumlarda kadının ellerini ve yüzünü kapatmasının vacip olduğuna dair fetva vermişlerdir. Fitneye sebebiyet olmaktan kasıt; kadının çok güzel ve çekici olması, fitnelerin çoğalmasından kasıt ise fasık ve kötü insanların çoğalması ve kadınlara zarar vermelerinden korkulmasıdır. Bu sebeplerden dolayı günümüzde tercih edilmesi gereken fetva, ellerin ve yüzün kapatılması gerektiği yönündedir. Hiç şüphesiz günümüz için dört mezhebin itibar edilen görüşü budur.
Yüzü ve elleri kapatmanın vacip olduğunu söyleyenlerin delilleri şunlardır:
1. Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurmuştur:
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınmamaları ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” (33 Ahzab/59)
Müfessirlerin çoğuna göre buradaki emir yüzü kapatmaktır. Çünkü cilbab (örtü) başa konandır ve başa konulduğunda yüzü kapatır. Ayrıca cilbab “bütün vücudu örten örtüdür de” denilmiştir. İmam Kurtubi’nin doğru olarak kabul ettiği görüş de budur.[1]
Nur Sûresinin 31. ayetindeki “Kendiliğinden görünen kısımları müstesna…” ifadesinden kasıt, İbn-i Mesud (Radıyallahu Anh)’ın da dediği gibi elbisenin görünmesi veya rüzgar gibi dış etkenler sebebiyle kasıtsız olarak vücudun açılmasıdır.
Zînet Arapçada kadının kendisiyle süslendiği eşyalara denir. Aslî yaratılışının dışındaki süslenmelerdir. Takı, kolye ve elbise gibi…
2. Hicab ayeti… Allah (Subhanehu ve Tealâ) “Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin! Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır” (33 Ahzab/53) buyurmuştur. Hiç şüphesiz bu temiz davranış, sadece mü’minlerin annelerine has değildir. Müslüman kadınların hepsi bu temizliğe muhtaçtır. Hatta mü’minlerin annelerinden daha çok muhtaçtırlar.
3. Allah (Subhanehu ve Tealâ) mü’min kadınlar için “Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar” (24 Nur/31) emrini vermiştir. İmam Buharî'nin rivayetine göre Aişe (Radıyallahu Anha) şöyle demiştir:
“Allah, ilk muhacir hanımlara rahmet etsin. “Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar” (24 Nur/31) buyruğu nazil olunca çarşaflarının alt tarafından yırttılar ve onlarla başlarını örttüler.”[2]
Hafız İbni Hacer “başlarını örttüler” ifadesinin yüzlerini örttüler manasına geldiğini söylemiştir.[3]
4. İbn Ömer (Radıyallahu Anhuma)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “İhramlı kadın nikâb takmaz, eldiven giymez”[4] buyurmuştur.
İmam Ebu Bekir b. Arabî dedi ki: “İşte bu hadis hac dışında kadının yüzünü peçe ile örtmesinin farz olduğunu göstermektedir. (İhramlı iken) Başörtüsünden bir parçasını yüzüne sarkıtır, yüzüne yapıştırmaz. Başörtüsü yüzünün üzerinde olur. O erkeklerden korunur, erkekler de ondan uzaklaşırlar.”[5]
Mü’minlerin annesi Aişe (Radıyallahu Anha) diyor ki: “Biz Rasulullah ile birlikte ihramlı iken yanımıza süvariler gelirdi. Yanımıza geldikleri zaman çarşafımızı başımızdan yüzümüze sarkıtır ve yüzümüzü örterdik. Bizden uzaklaştıkları zaman da (yüzümüzü) açardık.”[6]
Bu konuda daha fazla bilgiye sahip olmak istersen Dr. Muhammed Ahmed İsmail’in “Avdetu’l Hicab” adlı kitabını okumanı tavsiye ederim.
Eşinin durumuna gelince, peçenin farz olduğunu söyleyenlere göre eşinin kardeşlerinin yanında yüzünü açması caiz değildir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Kayın (el-hamu) ölümdür” buyurmuştur. Hamû, kadının koca tarafından erkek akrabalarına denir. Eşin Allah’tan korkacak ve elinden geldiğince yüzünü kapatmaya çalışacak. Kendisi bir odada, kardeşlerin de başka bir odada ise yüzünü açabilir. Onların bulunduğu bir yere geldiğinde ise örtecek. Allah (Subhanehu ve Tealâ) hiç kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez.
Kız kardeşinin peçe yüzünden okulu bırakması meselesine gelince… Burada meseleyi iyi analiz etmek gerekir. Çünkü peçeyi yasaklama, peçenin farz olup olmadığı ihtilafından kaynaklanmıyor. Meselenin özünde Allah’ın yolundan saptırmak ve Allah’ı inkâr yatıyor. Mü’min kadınları rencide edip aşağılamak yatıyor.
Böylesi bir durumda mü’min kız kardeşlerimize şunu nasihat ederim: Sakın ola ki peçenin vacip değil fakat müstehap olduğunu düşünerek yüzünüzü açmayın. Zira burada Allah’ın yolundan saptırmak vardır. Velev ki bu durum, eğitim ve öğretimi terk etmenize neden olsa bile… Unutmasınlar ki kim Allah için bir şeyi terk ederse Allah o kimseye ondan daha hayırlısını verir.
Ezher Şeyhi diye isimlendirilen o sefih kimse ile ilgili soruna gelince… Tağutlara destek olmaktan başka bir işe yaramayan o herife, Allah’ın düşmanlarına, Yahudi ve Hristiyanlara yardım etmek için türlü fetvalar veren o belama ilmî bir cevap vermeye hiç gerek yok! … Öyle zannediyorum ki onun İslamdan zerre kadar nasibi kalmamış. Şair ne de güzel söylemiş…
Uluyan her köpeğe taş atacak olsaydık
Ömrümüz taş atmakla geçirdi.
Allah yardımcımız olsun. [7]
[1] İmam Kurtubi Tefsirinde şöyle der: “Doğru olan budur. Zira cilbab bütün vücudu örten elbise demektir.” –yayıncı-
[2] Buhari muallak olarak rivayet etmiştir.
[3] Fethu-l Bari, 8/489.
[4] Buharî, Ahmed b. Hanbel, İmam Malik, Beyhakî.
[5] Arîdatul Ahvezî.
[6] Ebu Davud, 1833.
[7] Cevap Veren: Ebu Usame eş-Şami
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap