A
AKAID Cevaplandı

Selamlama Secdesi İle İbadet Secdesi Arasındaki Fark

Anonim 4 ay önce 25 görüntülenme

Değerli şeyhlerim! Selamlama secdesi ile ibadet secdesi arasında fark var mıdır? İmam Şevkânî (rahimehullah) “Es-Seylul Cerrar” adlı eserinde şöyle demiştir:

“Küfür amellerinden bir tanesi de Allah’tan başkasına secde etmektir" ifadesinin mutlaka kayıtlandırılması gerekir. Kişinin Allah’tan gayrısına secde etmesi secde edilenin Rabliğine inanarak olursa bu şirktir. Allah’tan başka ilah edinmektir. Ama yabancı kralların huzuruna giren birçok kimsenin de yaptığı gibi sadece saygıdan dolayı toprağı öperek yapılan secde küfür değildir.”

Bu konuda bizleri bilgilendirmenizi rica eder, Allah (Subhanehu ve Tealâ)’dan da yeryüzünün bütün bölgelerindeki mücahid kardeşlerimize yardım etmesini dilerim.


Cevap

Şehadet Mektebi

4 ay önce cevaplandı

Sevgili kardeşim! Bil ki selamlama (saygı) secdesi ile ibadet secdesi ayrı ayrı şeylerdir. Selamlama secdesi, bizden önceki şeriatlerde caiz olan ama bizim şeriatımızda yasaklanan fer’i meselelerden birisidir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurmuştur:

“Yusufun yanına girdikleri zaman ana-babasını kucakladı. "Güven içinde Allah'ın iradesiyle Mısır'a girin!" dedi. Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar.” (12 Yusuf/99-100)

İbn-i Kesir (rahimehullah) der ki: “Selamlama secdesi onların şeriatında oldukça yaygındı. Büyük birine selam verecekleri zaman ona secde ederlerdi. Bu durum Adem (Aleyhisselam)’dan İsa (Aleyhisselam)’a kadar böylece devam etti. Ancak bizim ümmetimize haram kılındı. Yani bizim şeriatımızda secde yalnızca Allah (Subhanehu ve Tealâ)’ya has kılındı.”[1]

İmam Kurtubi ise şöyle demiştir: “Çoğunluğun görüşüne göre selamlama secdesi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanına kadar mübahtı. Ashabı Kiram (Radıyallahu Anhum) devenin ve ağacın Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e secde ettiğini görünce "Biz sana secde etmeye yabani deveden ve ağaçtan daha layığız" dediler ve secde etmeye kalkıştılar. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "Allah’tan başkasına secde edilmez" buyurdu.”[2]

Cessas da Ahkamul Kur’an’da[3] bu söze yakın ifadeler kullanmıştır. Mutlak olarak hiçbir kayda bağlı kalmaksızın “secde” denildiğinde akla gelen ibadet secdesidir. Bütün Rasullerin şeriatinde ittifakla bu secde haramdır. Allah’tan başkasına yapıldığında apaçık şirktir. Bütün şeriatlerde bunun şirk olduğuna dair deliller mevcuttur.

Ehli Kitab’ın kaynaklarında şöyle geçmiştir: “Nebuhaz Nasr, altından bir heykel yaptırdı ve halkın bu heykele secde etmesini istedi. Kim secde etmediyse ateşe atıldı. İnsanların çoğu secde etti ama Danyal’ın üç arkadaşı secde etmedi. Kral onları ateşe atmakla tehdit etti ise de onlar kararlılık gösterdiler ve "Bizim ibadet ettiğimiz ilahımız bizi ateşten korur ve senin elinden de kurtarır. Biz senin ilahına ve altından önümüze diktiğin bu heykele asla secde etmeyiz" dediler.”[4] Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurmuştur:

“Gece ve gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Eğer Allah'a ibadet etmek istiyorsanız güneşe de aya da secde etmeyin. Onları yaratan Allah'a secde edin!” (41 Fussilet/37)

İmam Nevevi (rahimehullah) dedi ki: “Bilerek ve açık bir şekilde dinle alay etmek, puta veya güneşe secde etmek gibi davranışlar, küfre düşürücü davranışlardır.”[5]

İmam Gazali (rahimehullah) da dedi ki: “Bir kimsenin itikaden puta tazimde bulunduğu ya açıkça ifade etmesi, dilsiz ise işaret etmesi ya da secde etmesi gibi bir davranışıyla açığa çıkar.”[6]

İbadet secdesi ile selamlama secdesini birbirinden ayırmak için kişinin secde ettiği varlığa bakılır. Eğer secde edilen put, güneş, ay ya da Hristiyanların yaptığı gibi haç ise bu kesinlikle ibadet secdesidir ve kişiyi dinden çıkarır. Ancak saygı maksadıyla babaya, âlime, sultana, başbakan veya cumhurbaşkanına yapılan secde farklıdır. Kişinin niyetine itibar edilir.

Kadı İyad (rahimehullah) dedi ki: “Sadece kâfirlerden sadır olduğu hususunda icma olan puta, güneşe, aya ve ateşe secde eden kimseyi tekfir ederiz. Velev ki İslamını açığa vursa bile…”[7]

Şeyh Molla Aliyyu-l Karî de, Kadı İyad’ın bu sözünü açıklarken şöyle demiştir: “Sultanlara secde etmek bunun dışındadır. Çünkü bunda ibadet maksadı yoktur. Bilakis saygı, sevgi ve tazim vardır. Bu davranış haramdır ama kişiyi küfre düşürücü bir davranış değildir.”[8]

Şeyh Merî el-Kermî dedi ki: “Yöneticilere ibadet maksadıyla yapılan secde küfürdür. Ancak selamlama maksadıyla yapılırsa büyük günahtır.”[9]

İmam Şevkanî (rahimehullah) der ki: “Hadaikul Enhar” adlı eserin sahibinin "Kişiyi küfre düşüren davranışlardan biri de Allah’tan başkasına secde etmektir" sözünü "Secde ettiği kimseye bilerek ve ibadet maksadıyla secde ederse" diye kayıtlandırmak gerekir. Zira böyle yapan kimse, Allah’a eş koşmuş ve O’nunla birlikte başka ilahlar edinmiş olur. Ancak yabancı kralların huzuruna giren kimselerinin çoğunun yaptığı gibi sadece büyüklemek ve tazim göstermek için yeri öpmek gibi davranışlar küfür değildir.”[10]

Şeyhimiz Allame Ebu Muhammed el-Makdisi (Allah onu esaretten kurtarsın) tazim için kıyamda durmak ve ibadet maksadı ile kıyamda durmak arasındaki farka dair şöyle demiştir:

“Bazı âlimler detaylı bir şekilde açıkladı ki secde, kıyamda durmaktan daha tehlikelidir. Âlimler, ibadet maksadıyla yapılan secde ile kralların huzuruna çıkıldığında yapılan yer öpme veya yere eğilme gibi davranışların arasını ayırdılar. Birincisini şirk olarak kabul ettiler ama diğerinde küfre düşüren bir şey olmadığını ama caiz de olmadığını da söylediler. Tarih kitaplarında bazı kimselerin böyle yaptığının aktarılması onun mübah olduğunu göstermez. Saygı ve tazim için ayakta el-pençe durmanın haram olduğunu öğrendin. Artık secde etmeyi buna göre kıyas et!”[11]

Şeyhulislam İbn-i Teymiyye’nin bu konu ile ilgili Mecmu’ul Fetava (1/373-374)’deki sözlerine de bakmanı tavsiye ederim.[12] Allahu a’lem.[13]


[1] Tefsirul Kuranil Azim, 4/412.

[2] Tefsirul Kurtubi, 1/293.

[3] (1/37-38)

[4] Danyal’ın Yolculuğu, 3/1-30.

[5] Şerhu Nevevi, 7/283.

[6] El-İktisadu fil İ’tikad, 1/83.

[7] Eş-Şifa, Kadı İyad, 2/287.

[8] Şerhuş Şifa, 2/212.

[9] Gayetul Munteha, 3/337.

[10] Es-Seylul Cerrar, 1/979.

[11] Risalatus Selasiniyye, sy.234,235.

[12] Şeyh’in işaret ettiği yerde İbn-i Teymiye şöyle demiştir: “Yer öpmek ve eğilmek gibi secde şeklinde bazı şeyh ve padişahların huzurunda yapılan şeyler caiz değildir. Bu gibi fiillerin ibadet ve itaat kastı ile yapılması ise münkeratın en büyüklerindendir. Kim böyle yapmanın dinden olduğunu ya da yakınlığa vesile olduğunu iddia ederse o sapık ve müfteridir. Hatta o kimseye yaptığının bir ibadet olduğu anlatıldığı halde bunda ısrar ederse tevbeye davet edilir. Vazgeçip tevbe etmez ise öldürülür. Bir kimse gelince ayağa kalkmaya gelince; Rasulullah zamanında böyle bir adet yoktu. Nitekim Enes bin Malik “İnsanların Rasulullah’tan daha çok sevdikleri bir kimse yoktu. Buna rağmen O’nu gördüklerinde ayağa kalkmazlardı” demiştir. Çünkü Rasulullah’ın bunu hoş görmediğini bilirlerdi. Fakat uzaktan gelen birine, o kimseyi karşılamak üzere ayağa kalkarlardı. Nitekim Sa’d bin Muaz gelirken Ensar’a “Büyüğünüze kalkın” buyurmuştur. Sefer dönüşü ya da benzeri durumlarda gelen kimse için ayağa kalkmak güzeldir. –yayıncı-

[13] Cevap Veren: Ebu Hümam Bekir bin Abdulaziz el-Eseri.


Soru & Cevap Hakkında Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap