A
AKAID Cevaplandı

Cehmiye Hakkında Bir Soru

Anonim 4 ay önce 15 görüntülenme

Değerli şeyhlerimiz! Sizden Cehmiye fırkası hakkında bilgi vermenizi istiyorum. Acaba Cehmiye’nin akidesi nasıldır? Cehmiye’nin hükmü nedir? Günümüzde bu akideye mensup kimseler var mıdır?

Cevap

Şehadet Mektebi

4 ay önce cevaplandı

Cehmiye, Cehm b. Saffan’a tabi olanların fırkasıdır. Akidevi olarak birçok sapkın inançları bulunan bir fırkadır. Onların sapkın akidevi inanışlarından bazıları şunlardır:

1- İman ve Küfür Konusunda Sapkın İtikadları: Cehmiye Mürcie fırkasının aşırılarındandır. İmam Şehristani onların bu konudaki görüşlerine dair şöyle der:

“(Cehmiye der ki:) Sadece Allah’ı bilen kimse diliyle inkâr da etse bu inkârı sebebiyle kâfir olmaz. O kimse mü’mindir. Zira ilim ve marifet inkâr ile ortadan kalkmaz.”[1]

Cehmiye’ye göre kişi putlara ibadet etse dahi bu yaptığını helal görmedikçe ya da kalben putları ilah edinen bir akideye sahip olmadıkça tekfir edilmez. Bu akidenin altında küfrü inkâra ve helal görmeye bağlamak vardır. Bu minvalde günümüzde de Cehmiye’nin bu sapkın görüşlerini dile getirenler mevcuttur. İşin aslı günümüz sapkın fırkaları ilk dönem Mürcie'lerinden daha çirkin iddialarla ortaya çıkmışlardır. Günümüz Mürcie'sine göre Allah'ın izin vermediği konularda yasamada bulunan, kanun çıkaran yöneticiler çıkardıkları yasaları Allah'a nispet etmedikleri sürece kâfir olmazlar. Onlar bu sapkın akidelerinden dolayı kâfir yöneticileri dost edinmişlerdir. Günümüz yöneticilerinin şeriati iptal etmelerini, Allah'ın indirdiği ile hükmetmekten yüz çevirmelerini dinden çıkarmayan küçük küfür olarak isimlendirmişler, mürted yöneticileri emir sahipleri kabul etmişler, şeriatin yardımcısı olan mücahidler aleyhinde yöneticilerine yardım etmişlerdir. Onların bu ve buna benzer birçok sapkın görüşünü görmek mümkündür.

2- İsim ve Sıfat Tevhidinde Sapkın Görüşleri: Cehmiye bu noktada Allah'ın sıfatlarını iptal etmiştir. İmam Şehristani onların bu konudaki görüşlerine dair şöyle der:

"Cehmiye'ye göre Allahu Teâla’nın, mahlûkunun vasfıyla vasıflandırılması caiz değildir. Zira bu teşbihtir."[2]

Günümüzde Allah'ın sıfatlarını inkâr edenlerin çoğu bu görüştedir.

3- Kaza ve Kader Konusunda Görüşleri: Bu konuda onlar cebrîdirler. İmam Şehristani onların bu konudaki görüşlerine dair şöyle der:

"Cehmiye'ye göre insanın hiçbir şeye kudreti yoktur. İnsan bir şeye güç yetirmekle vasıflandırılamaz. Zira insan bütün fiillerinde cebr altındadır. Hiçbir kudreti, iradesi ve ihtiyarı yoktur."[3]

 Günümüzde kâfir yöneticileri Müslüman kabul etmek, onların batıllarını örtbas etmeye çalışmak, onları Müslümanların yöneticileri kabul ederek kendilerine karşı çıkılmasını haram saymak, günümüz yöneticilerine karşı çıkanları eleştiri yağmuruna tutmak Cehmiye akidesinin neticelerindendir. Buraya kadar saydıklarınız Cehmiye Fırkasının sapkın akidelerinden bir kısmıdır.

Cehmiye'nin bid'atinin küfre götüren bir bid'at olduğuna dair âlimlerden birçok nakil gelmiştir. Nitekim Şeyh Abdullatif bin Abdurrahman'a bazı inkârcıların şu sözü nakledilmiştir:

"Şeyhul İslam İbn-i Teymiye, İmam Ahmed bin Hanbel'in Cehmiye'nin arkasında namaz kıldığını naklediyor…"

Buna karşılık Şeyh Abdullatif şöyle der:

"Bu iddiayı doğru kabul etsek dahi ilim talebelerinin yanında en açık meselelerden bir tanesi şudur: Gerek İmam Ahmed gerekse onun gibi ilim ve hadis ehlinden bir çok alim Cehmiye'nin tekfirinde, onların zındık ve sapkın oldukları hususunda ihtilaf etmemişlerdir. Sünen hakkında kitap yazan âlimler Cehmiye'nin ilim ve hadis ehli kimselerin birçoğu tarafından tekfir edildiğini zikretmişlerdir. Nitekim İmam Lalekâi Cehmiye'yi tekfir eden âlimlerin isimlerini kaydetmiştir. Aynı şekilde İmam Ahmed'in oğlu Abdullah, Hallal, İbn-i Ebi Muleyke "Kitabus Sunne" isimli eserlerinde Cehmiye'yi tekfir eden âlimlerin isimlerini kaydetmişlerdir. İmamların imamı İbn-i Huzeyme Cehmiye'nin kâfir olduğunu birçok imamdan nakletmiş, aynı şekilde İbn-i Kayyim el-Cevziyye’de "Kafiyesinde" 500 âlimden Cehmiye'nin kâfir olduğunu nakletmiştir."[4] Hiç şüphesiz Allah en doğrusunu bilir.[5]

[1] El-Milel Ve'n Nihal sy: 57.

[2] El-Milel Ve'n Nihal sy: 56.

[3] El-Milel Ve'n Nihal sy: 56.

[4] Ed-Dureru-s Seniyye, 10/420-421.

[5] Cevap Veren: Ebu Hümam Bekir bin Abdulaziz el-Eseri.

Soru & Cevap Hakkında Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap