Popüler Aramalar:
Kardeşim Avrupa’da bir devlette hapsedildi ve yakında mahkemesi olacak. Kardeşim benden mahkemeye gelmemi ve onu savunmamı istedi. Hakikaten kardeşim mazlumdur. Cevabınıza ihtiyacım var… Allah sizleri mübarek kılsın.
4 ay önce cevaplandı
Bilinmelidir ki tağutların mahkemesine her türlü başvuru bazılarının zannettiği gibi Allahın hükümlerinin dışında başka bir şeye muhakeme olmak değildir. Eğer kişi tutuklanır ve mahkemeye götürülür ise bu kimsenin durumu tağuta muhakeme olan bir kimsenin durumu gibi değildir. Nitekim bu kişi kendini müdafaa edebilir ve bunda bir sakınca yoktur. Böyle bir halde bu kimsenin susması zaten akledilemez. Bilakis aleyhinde verilecek zulüm hükümlerini hafifletebilmek için elinden gelen savunmayı yapabilir. Dolayısıyla bu kimsenin kendini savunması vaciptir. Çünkü bu kimse kâfirlerin tahakkümü altına girmiştir. Bu nedenle buna rıza göstermemesi, küfür hükümlerine razı olmaması ve nihayet hapsedilmeye ve zulme göz yummaması gerekir. Bu aynı şekilde kardeşinin mahkûmiyeti esnasında aleyhinde verilecek bir hükmün hafifletilmesi ve müdafaa edilmesi için de geçerlidir ve dolayısıyla orada bulunman ve onu savunman gerekir. Bunların hepsi, kendini müdafaa etmenin her durumda caiz olduğu, saldırgan bir kimsenin defedilme cinsinden olan amellerdir.
Yusuf (Aleyhisselam)’ın kadınların iftiralarına karşı kendisini savunması, kendisine gelen elçiyi Melik’e tekrar göndererek ona “Efendine dön! Ellerini kesen o kadınların derdi ne idi diye sor! Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir” (12 Yusuf/50) şeklinde soru sormasını istemesi bu kabildendir. Aynı şekilde Kureyş elçilerinin gelip Necaşi’den sahabeleri Mekke’ye geri göndermesini istediklerinde Necaşi’nin sahabileri nasıl cevap vereceklerini görme adına çağırması, onların da Necaşi’nin yanına gitmeleri de bu kabildendir. Bunların hepsi böylesi bir amelin caiz olduğunu göstermektedir. Nitekim sahabiler Necaşi’nin karşısına çıkmış ve kendilerini savunmuşlardır. Kureyş’in göndermiş olduğu iki elçinin ortaya atmış oldukları iddiaları çürütmüşler ve taleplerine karşılık vermişlerdir. Bu kıssa herkes tarafından bilinmektedir. Ben bu konuyu “Risaletu-s Selasiniyye” isimli eserimde ayrıntılı bir şekilde izah ettim. Bu konuda mezkur kitaba başvurabilirsin. Allah’tan kardeşini ve diğer bütün Müslüman esirleri kurtarmasını dilerim.[1]
[1] Cevap Veren: Ebu Muhammed El Makdisî.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap