A
AKAID Cevaplandı

Parlamentoya Girmenin Hükmü

Anonim 4 ay önce 3 görüntülenme

Irak’ta Hizbi İslami parlamentoya girmiş ve Rafizilerle ittifak kurmuştur. Birçok eylemi ile Rafizileri desteklemiş, parlamentoya girmelerinden dolayı onları tebrik etmiştir. Buna karşılık yaptığı faaliyetlerle Sünni kesimi, ABD ile dost olan “Sahve Birliklerine”[1] katılmaya teşvik etmiş, Mücahidlere her yerde zorluklar çıkarmış, onlara eziyet ederek güçlerini kırmak için uğraşmıştır. Bu parti çatısı altında vekil olarak parlamentoya girmenin hükmü nedir?


[1] Irak’ta ABD destekli yönetimi mücahidlere karşı destekleyen ve savunan birliklerin ismidir. –yayıncı-


Cevap

Şehadet Mektebi

4 ay önce cevaplandı

Sevgili kardeşim! Sorunuzda bahsettiğiniz kimselerin tekfir edilmelerini gerektiren üç farklı gerekçe vardır.

Birincisi: Allah’ın hükümleri dışında kanun koymayı kabul etmek, bu işte başkaları ile ortak hareket etmek başlı başına küfür çeşitlerinden bir tanesidir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurur:

“Yoksa onların Allah'ın izin vermediği şeyleri dinde kendilerine meşru kılan ortakları mı var?” (42 Şura/21)

Günümüz tağutlarının yaptığı üzere beşer esaslı kanunlar düzenlemek, böylece Allah’ın haram kıldığı şeyleri helalleştirmek ve yine Allah’ın helal kıldığı şeyleri haramlaştırmak, Allah’ın çizdiği hudutları hükümsüz bırakmak hiç şüphesiz göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’a karşı apaçık bir şekilde şirk koşmaktır. Zira Allah’tan başka hiç kimsenin teşride bulunma, kanun çıkarma hakkı yoktur. Teşride bulunmak, kanun ve yasalar vaaz etmek hiç şüphesiz ilahlığın ve rabliğin en belirgin özelliklerindendir. Kim ki Allah’ın dışında kanun ve yasa koyarsa, beşeri parlamentoların çatısı altında böylesi bir cürüme iştirak ederse o kimse İslam dininden çıkmıştır. Şeyhu-l İslam İbn-i Teymiye (rahimehullah) şöyle der:

“İnsan ne zaman üzerinde icma edilen bir haramı helal sayar ya da üzerinde icma edilmiş bir helali haram sayarsa veya icma edilen şer’î bir hükmü değiştirirse fakihlerin ittifakıyla mürted ve kâfir olur.”[1]

İkincisi: Sorunda bahsettiğin kimselerin tekfir edilmesini gerektiren ikinci gerekçe ise onların bize gelen hakkı inkar eden Rafizileri dost edinmeleridir. Onların elimizde bulunan mushafın tahrif edildiğini iddia etmeleri, sahih olan mushafın ise Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra 6 ay kadar daha Fatıma (Radıyallahu Anha)’ya indirilen Kur’an olduğunu söylemeleri göklerin ve yerin rabbi Allah’ı cehaletle itham etmekten başka bir şey değildir. Hiç şüphesiz ki Allah onların söylediklerinden münezzehtir.

Aynı şekilde Aişe (Radıyallahu Anha)’ya iftira ederek yedi kat semanın ötesinden onun suçsuzluğunu ispat eden Kur’an nassını yalanlamaktadırlar. Bunun dışında da daha birçok küfür ve şirk amelleri mevcuttur. Kim böyle kimseleri dost edinirse Allah ile hiçbir bağı kalmamıştır. O kimse kâfir ve mürteddir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurur:

“Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.” (4 Nisa/144-145)

Üçüncüsü: Sorunda bahsettiğin kimselerin tekfir edilmesini gerektiren üçüncü gerekçe ise; Allah’ın, kendi dininden kalplerini gafil bıraktığı “Sahve Birliklerini” dost edinmeleridir. Bilindiği üzere bu “Sahve Birlikleri” haçlı ordusunu ve onun müttefiklerini savunma adına kılıçlarını çekmişlerdir. Mezopotamya’da haçlıların bekasını sağlamlaştırmak için çabalamaktadırlar. Bunun için, dinleri hususunda tevhid ehli mücahidlerle savaşmışlar, onların kanlarını dökmüşler, mallarını ve ırzlarını heder etmişlerdir. Onları yurtlarından çıkarmaya çalışmışlar ve bu noktada düşmanlara arka çıkmışlardır. Dinin yardımcıları aleyhinde insanları kendi birliklerine katılmaya teşvik etmişlerdir. İşte sorunda belirttiğin üzere bu kimselerle beraber parlamentoya girmek ve onlarla ittifak etmek bu kimseleri veli edinmektir ki bu da kişiyi dinden çıkaran amellerden bir tanesidir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurur:

“Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.” (60 Mümtehine/9)

“Onlardan çoğunun inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için (ahiret hayatları için) önceden hazırladığı şey ne kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar!” (5 Maide/80)

“İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o Müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir. Kâfir olanlar da birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz onu (Allah'ın emirlerini) yerine getirmezseniz yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.” (8 Enfal/72-73)

Yukarıda saydığımız küfür gerekçelerinden sadece bir tanesini işleyen kimse dahi dinden çıkar. O halde bu küfür gerekçelerinden her üçünü birden işleyenin durumu ne olur? Hiç şüphesiz ki böylesi bir kimsenin küfrü çok daha ağırdır.

Senin sorunda bahsettiğin kimselerin “Hizbi İslami”, “Hareketul Mukavemetil İslamiyye”, “Hizbullah” şeklinde kendilerini, cemaatlerini ya da partilerini İslami isimlerle isimlendirmelerinin sarih ve açık küfürleri olduğu sürece itibar edilebilecek hiçbir yönü yoktur. Bu ve buna benzer isimlendirmeler Ehli Sünnet’in katında tekfirin muteber engellerinden bir tanesi değildir. Tekfirin şartları oluştuğu sürece bu parlamenterlerin ve hükümetlerin İslami isimlerle isimlenmeleri tekfirin engellerinden bir engel değildir. İşte senin soruna dair bilmen gereken noktalar bunlardır. Allahu Alem.[2]


[1] Mecmuul Fetava, 3/273.

[2] Cevap Veren: Ebu Nur el-Filistinî.

Soru & Cevap Hakkında Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap