Popüler Aramalar:
Kasten namazı terk eden kimsenin hükmü nedir? Tembellikten dolayı terk edenin hükmü nedir? Eşlerden birisine ya da her ikisine kâfir hükmü verilirse durum ne olacak? Onların kâfirliğine hüküm verilirse aralarında nikâh olmasına rağmen onların ilişkilerinin zina olduğu söylenebilir mi?
4 ay önce cevaplandı
Değerli Kardeşim! Bil ki; namazı kasten terk eden, onu inkâr ederek veya hafife alarak terk ediyorsa âlimlerin icmasıyla kâfirdir, mürtettir. Ancak tembellik dolayısıyla kılmıyor ama vucûbiyetini kabul ediyorsa bu durumda âlimler ihtilafa düşmüşlerdir. Hanefî, Malikî ve Şafiî âlimlerinin çoğu, kişinin çok büyük bir günah işlemiş olmasına rağmen kâfir olmayacağını söylemişlerdir. Şafiî ve Malikîler öldürülmesinin vacip olduğunu söylemişlerdir.
Hanbelilere göre ise namazı tamamen terk eden kimse kâfirdir, mürteddir. İbni Teymiyye’nin ve Selef-i Salihinin birçoğunun tercih ettiği görüş budur. İnşaallah tercih edilen görüş de budur.
Namazı terk edenle evlenmeye gelince… Namazı inkâr ederek terk eden birisi ile Müslüman bir kadının evlenmesi ihtilaf edilmeksizin caiz değildir. Şayet Müslüman kadın o kişinin namazın vacip olduğunu inkâr ettiğini biliyor, namazı terk etmenin hükmünü ve onunla evlenmenin haram olduğunu da biliyor ise şüphesiz nikâhları batıldır. Böylelerinin durumu zinadan daha tehlikelidir. Zira Müslüman bir kadının zorlanmaksızın, bilerek kâfir birisi ile evlenmesi, onu küfre götüren bir günahtır. Tekfirin şartları vuku bulmuşsa ve engeller de yoksa bu kimse tekfir edilir. Çünkü burada ameli olarak haram olan bir şeyi helal addetmek vardır. Nitekim Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), babasının hanımıyla evlenen kimseyi öldürmesi ve malını alması için bir adam görevlendirmiştir. Ancak bu gibi durumları bilmiyorsa bilmediğinden dolayı mazur görülür, öğrendiği zaman ise onu hemen terk etmesi gerekir.
Namazı terk etmesi tembellikten dolayı ise ve bazen kılıyor, bazen kılmıyor ise cumhur mezhebin görüşüne göre nikâhı sahihtir. Ancak kadının böyle birisiyle evlenme isteğinde bulunması doğru değildir. Zira böyle bir evlilikte kendisinin ve çocuklarının dini terbiyelerinin bozulması vardır. Hanbeliler ve Selef-i Salihinin çoğunun görüşü ise böyle bir nikâhın batıl olduğudur. Çünkü koca kâfirdir. Ancak kim böyle biri ile namazı hafife aldığını bildiği halde evlenirse kâfirdir diyemeyiz. Namazı inkâr etmeyip hafife alan kimsenin tekfirinde âlimler ihtilaf etmişlerdir. Biz de bu sebepten dolayı o kadını tekfir edemeyiz.
Namazı terk eden birisi ile evlenen kadına zina yapıyor da diyemeyiz. Hatta namazı terk edenin kâfir olduğunu tercih etmiş olsak bile zina yapıyorlar diyemeyiz. Çünkü ikisinin arasında sahih nikâhın hükümlerinin birçoğu gerçekleştirilmiştir. Mehir, nesebin sabitliği ve talak gibi…
Tüm bu açıklamalardan sonra derim ki: Müslüman olan bir kadının, ısrarla namazı terk eden bir adamın nikâhı altında kalmaması gerekir.[1]
[1] Cevap Veren: Ebu Usame eş-Şami.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap