Popüler Aramalar:
Şehrimizde kardeşlerimiz arasındaki ihtilafı gidermek için sizden acil cevap bekliyorum. Daha önceden mezarlık olan bir yere mescid yapıldı. “Kabirler buradan kaldırıldı” denilmesine rağmen bazı sahabî, tabiin ve salihlerin kabirleri toplu halde bulunmakta ve üzerlerine kubbe yapılmış durumda… Şehrimizin dışından olan nice insan, bu kabirlerden bereketlenmek, yardım istemek ve tevessülde bulunmak için ziyaretlerde bulunuyor. Bu ziyaret yerleri, mescidin birkaç metre arkasında veya yan tarafında ama hepsi de mescidin sınırları içerisinde. Ayrıca tağutlar bu kabirleri gece-gündüz koruyorlar.
1. Böyle yerlerde namaz kılmanın özellikle de cenaze namazı kılmanın hükmü nedir? Bildiğimiz kadarıyla şehirde cenaze namazları yalnızca bu mescidde kılınıyor.
2. Bu vakıfların idarecilerinin çoğu tağutların sistemlerini savunan kimselerdir. Onların yönettiği bu müesseselerin hükmü nedir? Bu müesseselerin hükmü, Mescid-i Dırar hükmünde midir?
4 ay önce cevaplandı
Kabristanda namaz kılmak ile ilgili gelen Ebu Said el-Hudri (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edilen hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Kabristan ve hamam hariç, tüm yeryüzü mesciddir”[1] buyurmuştur. Hadisi İmam Tirmizi rivayet etmiş ve illetli olduğunu söylemiştir.
“Subulu’s Selam” adlı eserde Sananî dedi ki: “Hadis illetlidir. Vaslında ve irsalinde ihtilaf vardır. Hammad mevsul olarak Amr b. Yahya’dan, o da babasından, babası da Ebu Said (Radıyallahu Anh)’dan rivayet etti. Ayrıca Sufyan-ı Sevri de mürsel olarak Amr b. Yahya’dan, o da babasından, babası da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den rivayet etti. Sevri’nin rivayeti daha sahih ve isabetlidir. Darekutni dedi ki: "Hadis mahfuzdur ve mürsel olarak gelmiştir. Beyhaki de bunu tercih etmiştir."
Hadis, mezarlık hariç yeryüzünün her yerinde namazın kılınabileceğine delildir. Mezarlıkta ise namaz kılınmaz. Çünkü oraya ölüler defnedilir. Zahir olan; ister kabir üzerinde, isterse de kabirlerin arasında olsun, Müslüman veya kâfir kabri farketmeksizin kabirlerde namaz kılmak caiz olmadığıdır. Mü’minin kabri üzerinde hürmetten, kâfir kabri üzerinde de kendisi necis olduğundan dolayı namaz kılınamaz. Bu hadis, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in "Bütün yeryüzü benim için mescid kılındı"[2] hadisini tahsis etmektedir.”[3]
“Temhid” adlı eserinde İbni Abdilber "Bütün yeryüzü benim için mescid kılındı" hadisinin tahsisinin mümkün olmadığını, çünkü bu durumun Rasulullah’a has ve O’nun faziletlerinden olduğunu söylemiştir:
“Bu konuda kabristanda, Babil yurdunda, develerin çöktükleri yerlerde ve buna benzer olan yerlerde namazın kılınmasını yasaklayan bütün rivayetler bize göre nesh edilmiştir ve bunlar delil olarak kabul edilmezler. Çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Yeryüzünün bütünü bana hem bir mescid hem de bir temizlenme yeri kılınmıştır." Rasulullah bize haber vererek bunun, kendisine has üstün faziletlerinden birisi olduğunu belirtmesi de bu konuda bir tahsisin olduğunu gösterir. Zira ilim ehlinin kabul ettikleri kanaate göre, onun fazilet ve üstünlüğüne dair olan hususların neshe uğraması, değişikliğe uğraması ve eksilmesi caiz ve mümkün değildir.”
Hiç şüphesiz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in "Bütün yeryüzü benim için mescid kılındı" hadisi umum, "Kabristan ve hamam hariç tüm yeryüzü mesciddir" hadisi ise has (özel) kabul edilir. Usulcülere göre umum olan, has olana hamledilir.
Özetle; Hanefi, Şafi ve Hanbeli fakihlerin çoğuna göre kabristandaki namaz, kerahetle birlikte sahihtir. Ancak yasaklama hususunda gelen hadislere dikkat çekmişlerdir. Hanbelilerin bir kısmı da dedi ki: İtimat edilen görüşe göre bu gibi yerlerde namaz hiçbir şekilde caiz değildir. Malikiler ise Müslüman mezarlığında kılınan namazın sahih olduğunu söylediler. Mezarlıkta namaz kılmayı yasaklayan hadisleri de Müslüman olmayanların mezarlığına hamlettiler.
Kabirler üzerine mescid bina etme meselesine gelince…
Sahih hadislerle sabit olduğu üzere kabirleri mescid edinmek kesinlikle haramdır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir çok hadiste kabirleri mescid edinmekten sakındırdı.
1. Aişe (Radıyallahu Anha)’dan rivayet edildiğine göre Ümmü Habibe ve Ümmü Seleme (Radıyallahu Anhuma), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e Habeşistan’da gördükleri kilisenin güzelliklerinden ve içerisindeki resimlerden bahsedince Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “İşte onlar, salih kimselerin kabri üzerine mescid yaptılar ve o resimleri çizdiler. Onlar kıyamet gününde Allah (Subhanehu ve Tealâ) katında yaratıkların en kötüleridir”[4] buyurdu.
2. Aişe (Radıyallahu Anha)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hasta yatağında iken şöyle buyurdu: “Allah (Subhanehu ve Tealâ) Yahudilere ve Hristiyanlara lanet etsin! Peygamberlerinin kabirlerini mescid edindiler.”[5] Rasulullah bu sözleri ile onların yaptıklarından ümmetini sakındırıyordu.
3. Abdullah b. Mesud (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “İnsanların en şerlileri kıyamet saati geldiğinde hayatta olanlar ve kabirleri mescid edinenlerdir”[6] buyurdu.
4. İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) dedi ki: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabirleri ziyaret eden kadınlara ve kabirleri mescid edinenlere lanet etti.”[7]
5. Ebu Hiyac el-Esedi’den rivayet edildiğine göre Ali b. Ebi Talib (Radıyallahu Anh) “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in beni görevlendirdiği bir işle seni görevlendireyim mi?” demiş ve tüm heykelleri kırmasını, yükseltilmiş kabirleri de düzlemesini emretmiştir.[8]
6. Ebu Mirsad el-Ganevi dedi ki: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "Kabire doğru namaz kılmayın ve üzerine oturmayın!" buyurdu.[9]
Bu hadisler, kabirler üzerine inşa edilen mescidlerde namaz kılmanın haram olduğuna delalet etmektedir. Aynı şekilde hadisler, bu mescidlerin yıkılmasının vacip olduğunu bildiriyor. Muhakkik alimler bu şekilde fetva vermişlerdir.
Şeyhulislam İbni Teymiyye (rahimehullah) der ki: “Bu, peygamberler, salihler, krallar ve diğerlerinin kabirlerinin üzerine yapılan mescidlerin yıkılması ve yok edilmesi gerektiğini bildirmektedir. Alimler arasında bu hususta ihtilaf bilmiyorum. Orada namaz kılmanın mekruh olduğu konusunda da ihtilaf yoktur. Bizim mezhebimize göre ise bu konuda var olan yasaklama, lanet ve başka hadislerin ışığında bu mescidlerde kılınan namaz geçersizdir (sahih değildir). Böyle yerlerde mezar bulunduğu için bu konuda görüş ayrılığı yoktur.
Bizim ashabımızın üzerinde mescid inşa edilmemiş olan mezarlıklarla ilgili görüşleri farklıdır. Namaz kılma yasağı bir arada bulunarak en az üç mezar için mi söz konusudur yoksa çevresinde başka mezar bulunmayan tek bir mezarın yanında da namaz kılınamaz mı? Bu meselede “kılınır” diyen arkadaşlarımız olduğu gibi “kılınmaz” diyen arkadaşlarımız da vardır.”[10]
Müslümanların mezarlığına mescid yaptırmak, haddi aşmaktır. Çünkü o yer, mezarlık için vakfedilmiştir. Orada mescid yaptırmak zorbalıktır, gasptır. İbni Teymiyye (rahimehullah) bu konuya başka yönlerden yaklaşarak da önemli bazı uyarılarda bulunmuştur:
“Eğer bu mescidlerin arsaları normal yollardan sağlanmayıp gasp edilmiş ise söz konusu yasak daha da ağırlaşır. Meselâ; her hangi bir alimin, salih kişinin veya tanınmış bir şahsiyetin kamu yararına ayrılmış mezarlıkta bulunan kabri üzerinde mescid, medrese, kervansaray veya ziyaret odası inşa edildiğini ve burada abdesthane yapıldığını -yapılmasa da farketmez- düşünelim. Böyle bir uygulama çok sayıda sakıncayı içerir ki başlıca şöyle sıralayabiliriz:
1. Muhakkik alimlerin ortak görüşüne göre kamu yararına ayrılmış mezarlıklardan, bedeli ödenmeksizin, ölü defnetmek dışındaki amaçlar için yararlanmak caiz değildir. Buna göre böyle yerlerde mescid, medrese veya kervansaray inşa etmek, mescide ölü gömmek, mezarlıkta han hamam yapmak; halkın gelip geçmek için kullanmak ihtiyacında olduğu yollar üzerinde mescid inşa etmek gibidir.
2. Müslüman kabirlerinin açılmasına ve ölülerin kemiklerinin dışarıya çıkarılmasına yol açar. Nitekim bu tür yerlerin çoğunda böyle olduğu görülmüştür.
3. Cabir b. Abdullah (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mezarlar üzerinde bina yapmayı yasaklamıştır.[11]
4. Müslüman mezarları arasında pisliklerin birikim yeri olan abdesthaneler yapmak, mezarların yakın çevresini en çirkin şekilde işgal etmek olur. Özellikle bu abdesthanelerin çukurları doğrudan doğruya her hangi bir Müslümanın mezarına açıldıkları takdirde bu çirkinlik daha iğrenç bir durum alır.
5. Mezarları mescid (mabed) edinmek. Bunu yasaklayan hadisleri yukarıda zikretmiştik.
6. Mezarlıkta kandil veya mum yakmak. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle yapanları lanetlemiştir.
7. Çoğu kere gördüğümüz gibi bu tür hareketler sebebi ile Yahudi ve hristiyanların bir çok söz, davranış ve adetlerini taklit etme durumuna düşmek vardır. Bunlardan başka daha pek çok sakıncalar da vardır.”[12]
Günümüzde hükümetlere bağlı olan vakıfların idarecilerine gelince… Hiç şüphesiz bu vakıflar da Allah’ın şeriatına savaş açan örgütlerden bir parçadır. Onlar tağuti sistemlere yardımcı olarak ve dini hafife alarak dinin berraklığını söndürmektedirler. Bizim gördüğümüz kadarıyla resmi dinî kurumlardan uzak durmak, onlarla birlikte hareket etmekten kaçınmak gerekmektedir. Allahu Alem.[13]
[1] Tirmizi, 124.
[2] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/383; Müslim, 522; İbni Hibban, 4/596.
[3] Subulu-s Selam.
[4] Buhari, (417); Müslim, (1209).
[5] Buhari, (425); Müslim, (1212).
[6] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4430.
[7] İmam Ahmed, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai rivayet etmiştir.
[8] Müslim.
[9] Müslim.
[10] İktida-u Sırat’ıl Müstakım, 1/330.
[11] Müslim, (970).
[12] İktida-u Sırat’ıl Müstakım, 1/330.
[13] Cevap Veren: Ebu Münzir eş-Şankiti.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap