A
FıKıH Cevaplandı

Cihadın Maslahatı İçin Yakınlara Yalan Söylemenin Hükmü

Anonim 4 ay önce 6 görüntülenme

Akrabalarıma “Ben ziyarete gidiyorum” diyerek yalan söyleyip de Allah yolunda cihad etmeye gidebilir miyim? Ya da çevremizdeki zenginlerden “Fakir ailelere yardım ediyoruz” diye yardım toplayıp bu yardımları mücahidlere ya da hapishanelerde tutuklu bulunan Müslümanlara göndermemiz caiz midir? 


Cevap

Şehadet Mektebi

4 ay önce cevaplandı

Allah seni mübarek kılsın! Dine yardım etmek maksadıyla kâfirlere, din düşmanlarına, tağutlara, onların destekçilerine ve onları sevenlere yalan söylemek caizdir. Bu da “Harp hiledir” hadisinin kapsamına girmektedir. Nitekim Nuaym b. Mesud (Radıyallahu Anh) Hendek savaşında Beni Kureyza Yahudileri ile diğer müşriklerin saflarını ayırmak için her iki tarafa da yalan söylemiştir. Bu olay siyer kitaplarında zikredilmekte ve safları ayırma hususunda faydalı olduğu rivayet edilmektedir.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdullah b. Enis’i cihad için önemli bir yere gönderdiğinde ona “Harp hiledir” buyurmuştur. Bu gibi durumlarda kâfirlere yalan söylemek caizdir. Ancak hıyanet olmamalıdır. Çünkü biz Müslümanlar verilen sözleri yerine getirmekle mükellefiz. Bizler vefalı kimseleriz…

Müslümanlara yalan söylemek ise aslen haramdır. Yalan söylemek yerine kinayeli konuşmak daha iyidir. Mesela akrabalarına “Ben ticarete gidiyorum” desen ve daha sonra cihada gitsen işte bu kinayeli konuşmadır, yalan sayılmaz. Çünkü cihadın ticaret olduğu ayetle sabittir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) “Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi? Allah'a ve Resûlüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz.” (61 Saf/10,11) buyurmuştur.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) herhangi bir gazveye çıkacağı zaman gideceği yeri söylemez başka bir yeri kast ederdi. Öyleyse böyle durumlarda evla olan, açık bir yalan olmadığı, cihada ve mücahidlere zarar vermediği sürece kinayeli konuşmaktır. Daha önce de izah ettiğimiz gibi hafif olan bir günahla büyük mefsedetleri önlemek caizdir. Ancak bunun bazı şartları vardır. Bu ruhsatın istismar edilerek Müslümanlara karşı yalan söylemekte kullanılmaması gerekir. Sana nasihatim şudur ki; kendini Müslümanlara yalan söylemeye mecbur hissettiğin zaman daha hayırlı neticelere ulaşmak için ilim ehli güvenilir kimselerle istişare yapmalısın.

Hıyanet asla caiz değildir. Başkalarının haklarını almak, gasp etmek de böyledir. Zenginlerden “Fakir ailelere yardım ediyoruz” diye yardım toplayıp bu yardımları mücahidlere ya da hapishanelerde tutuklu bulunan Müslümanlara göndermek de asla caiz değildir. Çünkü bu yalandır ve yasaklanmıştır. Eğer sadaka belirli bir yere veya kimselere ayrılmışsa onlara ait olur ve başkalarına vermemek gerekir. Eğer sen sadaka konusunda vekil olursan sadakayı verenin bilgisi olmaksızın onu başka yerlere vermen caiz değildir. Çünkü sen vekilsin, sadakanın sahibi değilsin. Emanet, sahibinden izinsiz olarak harcanırsa emanete hıyanet edilmiş olur ki bu asla caiz değildir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) en iyi bilendir.[1]


[1] Cevap Veren: Ebu Usame eş-Şâmî.


Soru & Cevap Hakkında Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap